Köyümüzün Tarihi

Köy halkı bundan 500 ila 600 sene önce 1400 yıllarında Konya ili Karaman ilçesinden, 1. Murat zamanında fethi tamamlanan balkan yarım adasından Selanik şehrinin Langaza kazası ve köylerine göç edip yerleşmişlerdir.
Bunu kanıtlayıcı; eski kadınların “Bizim kilerde 9 etek giyerlermiş”, köye ilk yerleşenlerden Salih Bakı’nın (Arabacı Salih) “Selanik’e 500 – 600 yıl evvel Konya Karamandan gelmişiz” demiş olmalarıdır.
Ayrıca köyde “Karaman” lakap ve soy isimli kişilerin olması ve önceden beri bu adla anılmış olmalarıdır.
Bu nedenle köy halkının Oğuz Türklerinden; Oğuzhan’ın 3 küçük oğlu olan (Gök, Dağ, Deniz) Üçoklar; kurdukları Göktürk devletinin yıkılışından sonra batıya gelip, Selçuk Bey idaresinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu akabinde Anadolu Selçuklu Devleti ile Anadolu’ya yerleşmiş oldukları kanısına varılır.

Nihayet Selanik’in kaybedilmesi üzerine köy halkı 1920 yılında şimdiki değirmenin yanında bulunan askeri kışlalara Muhacir olarak yerleşir. 1-1.5 yıl bu kışlalarda oturmuşlardır. Buradayken tuzcu Mehmet ağanın 13 ile 14 yaşlarında bir oğlu av anında kaza ile vurulmuş ve şimdiki “Koca mezarlığa” gömülmüştür. İlk ölüm budur.Devamında Rahim Mutu’nun annesi ve babası ve çocukları bir yangın nedeni ile ölmüşler ve şimdiki mezarlık açılmadığı için yine “Koca Mezarlığa” gömülmüşlerdir.
Koca mezarlığın yanında 2. Mahmut devresinde doğudan gelmiş kişilerin kurduğu köy, kumarcı Mustafa tarafından dağıtılmış ve halk bugünkü Emindoğan Piribeyli köyüne yerleşmişlerdir.

1920 yılında değirmenin yanında şimdi bulunmayan kışlalara, oradan şimdiki köye ilk yerleşenler şunlardır. Nene Hasan (Dal), Ömer hoca (Günay), Ali Bey (Yaygın), Rahim ağa (Mutu), Arabacı Salih (Bakı), Hacı Yakup (Özgün), Hasan Çavuş (Dereli), Şungata İbrahim, Yahya Biçer, Yahya Şahin, Mehmet Ali Ağa, Poti Hüseyin Ağa, Veli Ağa (Tokaç), Mustafa Yıldız, Recep Çınal.

1922 yılında yunan işgalinde köy halkı 6 hane hariç 40-45 tane Konya Karaman, Kadı hanı, Adana, İzmir Dikili gibi yerlere gitmişlerdir. Köyde kalanlar; Ali Yaygın, Hasan Kaya, Recep Çınal, Halil Çınal, Musa Çelik ve Ali Demir dir.

Büyük zaferden sonra 1923 yılında köy halkının çoğu tekrar köye dönmüşler ve zamanın hükümetinin verdiği hane başına at(1 Adet) ve ziraat aletleri ile çiftçiliğe başlamışlardır. Köyün adına Eminenin Ekinleri anlamında “Emine Ekin” bilahare “Eminekin” olmuştur.

Emine ve Fatma kumarcı Mustafa’nın kızlarıdır. Kumarcı Mustafa’nın emrindeki köye ve etraftaki yaptığı eziyet ve işkenceler zamanın padişahı 2. Mahmut’a anlatılır. Padişah, Kumarcı Mustafa’nın yakalanıp getirilmesini emreder. Kumarcı Mustafa Sivrihisar’a kaçmaya muvaffak olur. Orada “Kör Hasan” dan Kör Hasan’ın oğlu tarafında babasının gözlerini kör etmesi nedeniyle öldürülür. Toprakları Emine ve Fatma’ya kalır. Köyün bulunduğu topraklar Emine’ye, Çifteler tarafları ise Fatma’ya kalır. Emine’nin toprakları padişah tarafından kamulaştırılır. Emine İstanbul’a çağırılır. Böylece Emine’nin ekinleri “Eminekin” olarak dönüştürülüp köyün adı olmuştur.